18 Ekim 2009

BENCİL TAMAHKÂRLIK


Bu "Var mısın Yok musun?" programını pek sevmiyorum çünkü orjinali olan Amerikan versiyonu ne kadar hareketli ve eğlenceliyse bu Türk versiyonu da o kadar yavaş ve depresif. Yemin ederim bu programdan biri ister 500.000 alsın ya da almasın oradan ruh sağlığı normal ayrılmayacaktır. Bu programın müdavim izleyicisi halkın ki onlar kazanılan ya da kaybedilen paradan zerre kazancı olmayanlardır, durumu bence çok daha vahim. Sevmiyorum ama şu da var ki bu programı ne zaman izlesem inanılmaz şeyler görüyorum ve daha önce de olduğu gibi yazacak malzeme bulabiliyorum.

Bugünkü durum beni aslında çok kızdırmadı değil. Acun parayı versin diye (bugün öğrendiğime göre) büyük ikramiye bulunan kutuları 10'a çıkarmış. Son zamanlarda neden sürekli son ikiye 500.000 kaldığına boşuna şaşırmışım yani. Bugünkü arkadaş da bunu başardı(!) ve 'biri bunu kazanmalı ve bu ben olmalıyım' felsefesi içinde %50 ihtimali sadece 200 lira almak riskine girerek kutusuna gitti. Daha önce de bu durum olduğu ve ben izlediğimde (bu arada genelde sadece son yarım saatini izlerim çünkü ancak o kadar dayanabiliyorum bu programa, o bile nadiren) bu paranın çıkması için büyük uğraş vardı. Herkes yarışmacının kutusuna gitmesini istiyordu falan. Sonuç hüsran olduğunda ise ciddi bir yıkım yaşanmıştı ki buna da değinmiştim öncesinde. Bugün öyle de olmadı. Bugün resmen herkes teklifin kabulunun en mantıklı çözüm olduğunda hemfikirken yarışmacı arkadaş kutusunda ısrar etti. Önce 'tarih yazmak' istedi sonra aslında önemli olanın 'ders vermek' olduğunu falan söylerken kendi de aslında ne yaptığının farkında değildi. Belki ben izlemiyorum çok ondan bilmiyorum ama diğer yarışmacıları birine cesur olduğu için bu kadar kızdıklarını görmemiştim. Sanırım onlar da artık 500.000 çıkma ihtimalinden kendilerini uzaklaştırıyorlardı, bilemiyorum.

Bu adam, yani yarışmacı arkadaş, yeğenimin bana verdiği ilk bilgiye göre bir yıldır kira vermemiş. Sonra ben izlerken de duydum ki borçluların sayısı ev sahibiyle sınırlı değilmiş. Bunları duydukça içimde resmen bu paranın çıkmamasını isteyecek hale geldim. İllaki paralansın ve borçlarını ödesin isterdim ama bu adamın bu bencilliğine sinir oldum. Sinirimi bozan nokta şuydu, hadi sen kendine acımıyorsun, ailene acımıyorsun, onca fırsat gelmişken (bkz. ana resim) tüm parasal sıkıntılarını aşmak için sen herşeyi 'yarışmanın formatı' ve 'birinin bu parayı alması lazım' inancı uğruna elinle itebiliyorsun falan hepsini anladık da ya kardeşim bari borçlu olduğun insanları hiç mi düşünmezsin? Kendin acı çekiyorsan çek ama onca insanın karşısına yarın nasıl çıkar da parasızlıktan şikayet edersin? O adam senin yüzüne tükürmez mi, hakkı sende kalmaz mı? Ben olsam en sağlamından tükürürdüm ne yalan söyliyeyim!..

"İnanç işidir, ben inanıyorum burada 500.000 var" demekle o para çıkmıyor adama. "Kutumda 500.000 varsa yarın kahrolurum ben" derken gösterdiği doyumsuzluğun kendi ve ailesi üzerine borçlu olduğu insanlara karşı bencilliği ile birleşince bu adama inanın pek acıyamadım. Kul hakkını bu arkadaşa önce anlatmalı sonra da sağlam bir pataklamalı bence. Allah kimseye borçlu bırakmasın, böyle adamları da bana borçlu bıraktırmasın. Aptallık böyle birşey olsa gerek; Onca tekliften sonra evine 200 lirayla gitmek şanssızlık değil katıksız aptallıktır bence.

ugurarcan | 18-Ekim-2009 | HJ308

Yarışmanın son bölümü videosu aşağıdadır. Tüm videolara ulaşmak için Youtube sitesine gidebilirsiniz, tabi ülkenin yasaklarından kurtulabilirseniz!