25 Nisan 2007

"İlk Hedef YÖK"

Türk Bayrağı
Bu ara durumlar karışık. Aslında yorum yapmak için bile nerdeyse çok erken. Gül, herşeye rağmen daha ılımlı ve liberal biri. Unutmamak lazım ki daha önce Türkiye aleyhine açılan bir başörtüsü davasında AİHM'e başvuru yapmış ve Türkiye'deki yasağın toplum düzeni için gerekli olduğunu savunmuştu. Yani kendi karısı yasağın kurbanı olan kişi devletinin çıkarlarını korumuştu. Kimisi buna devlet adamlığı kimi ise bir oyun diyebilir ki o salt bir yorumdur, ben sadece vakaları anlatıyorum. Benim yorumum ise korkulanın aksine Türkiye'ye şeriatın gelmeyeceği, getirilmeyeceği çünkü bu ne AKP'nin işine yarayacaktır ne de bugünkü küresel kaosa yapacağı katkı açısından izin verilmeyecektir.

Yorumlar ve spekülasyonlar burda bitiyor mu? ASLA! Erdoğan'ın daha önce başbakanlık için yaptığı taktik burda da işler mi konusu var. Ya başkanlık sistemi yada cumhurbaşkanlığı süresini 5+5 yaparak bir sonraki genel seçim öncesi aynı bugünkü tablo ile bu sefer kendisini başa geçireceği konuşuluyor şimdi. Üçüncü bir yöntem de Gül'ün Kasım'daki genel seçimlerden sonra AKP'nin zaferi halinde istifa edeceği ve kısa yoldan Erdoğan'a cumhurbaşkanlığı yolu açacağı... Bu yöntem Gül'ün siyasi kariyerini ve saygınlığını bitireceğinden ben pek ihtimal vermiyorum. Ayrıca o zaman lidersiz kalacak olan AKP'nin çöküşü uzun sürmeyeceğinden uzun vadede Erdoğan'in anti-partizanlaştırılması pek işlerine gelmeyecektir. Zaten bence de bugün kendini cumhurbaşkanı adayı göstermeyen Erdoğan'ın aklından geçen toplumun hassasiyeti değil işte bu endişedir. Erdoğan sanıldığından çok daha akıllı biri bence ve toplumun geneli hala tam uyanabilmiş değil.

Bir konu var ki aklımı tırmalıyor sürekli. ABD-AKP ilişkisi. Hani sanki bugüne kadar en solundan en sağına başa gelen kimse ABD sayesinde gelmedi de ilk oluyor... Bu konu aslında konuştukça derinleşeceğinden pek girmek istemiyordum ama olabildiğince konudan sapmamaya çalışacağım. ABD'nin Büyük Ortadoğu planında Türkiye'nin bölünmesi olduğunu sağır sultan duydu. Bizim bile hayranlıkla baktığımız Bill Clinton bugün CNN'e çıkıp rahatlıkla "Kuzey Irak'taki Kürtleri yalnız bırakamayız ve Türklerle arasında sıcak temas olmamalı, bu bizim görevimiz" diyebiliyor. Peki Amerika'da buna sert tepki gösterenler yok mu? Sanıldığından çok var ama bilen yok! AKP'nin birçok politikasında da ülkenin bütünlüğüne ters, sözde birleştirici ama kökte ayrımcı hareketleri pek çok kez izledik, izliyoruz. Bu istikamette bir bütünlük varmış gibi bir tablo çıksa da gözden kaçan çok şey var. ABD islami devlet istemiyor. Bugün tüm sorunlar ve yakındaki İran krizi de bundan ibaret. Tabi altında 1001 bilinen ve bilinmeyen sebep var ama ülkelerin manipülasyonu zor olan komünist veya islami olması hiç mi hiç işlerine gelmiyor haklı olarak. Bu yüzden AKP kurmaylarının yıllarca çığırdıkları islami devlet pek olası görünmüyor ABD kitabında. AKP, Irak savaşı başındaki tezkere kriziyle ABD'nin gözünden çok düştü ve bir noktada ABD liderleri bugünkü hezimeti bize, o tezkere krizine bile bağlayacak kadar ileri gittiler. Yazık tabi onlara da, nereye saldıracaklarını şaşırdılar kuyruk acısından... Ayrıca ABD ile AKP arasında, Gül arasında bu kadar bağlantı kurup ABD'ye bu kadar ateş püskürenler Doğu'nun tehlikesinin farkında hala nasıl değil anlamıyorum. Bugün AKP Amerikan'dan çok Arap ve şeriatçı sermayeyi ülkeye soktu. Ülkeyi batıya değil doğuya sürükledi açık açık. Bir Amerikan düşmanlığı bürümüş gözleri, asıl tehlikeleri görmez olduk. Bu şekilde başa geldi AKP, bu şekilde devam ediyor. Bu Ronaldinho'nun reklamına benzedi, hani herkesi ters tarafa baktırıyordu falan...

Bugün asıl tehlike Doğu'dan geliyor. Herşeyi bıraktım ATATÜRK'ün hedefi hep batı olduysa en başta burda hedefimizden şaşmış oluyoruz. Ben batıya katılalım demiyorum ama onların seviyesine ulaşmanın yolu onlarla diyalogdan geçer. Biz ya basiretsiz teslim yolunu seçiyoruz yada "olmuyor kardeşim" diyerek Doğu'ya gidiyoruz. AKP bilerek bizi basiretsiz bir ülke halinde Avrupa'nın karşısında rezil ediyor ki insanımızı yalan yollardan onlara düşman etsin. Avrupa'nın kalleşliği ortada ama biz güçlü olsak, tavrımızı koysak böyle olmaz. Bu şekilde "bak onlar olmuyor, Doğu bize dost" numarasıyla Türkiye temelindeki hedeflerden hergün biraz daha uzaklaşıyor. AKP bence Amerika'nın değil islamcı Doğu'nun yandaşıdır, ve asıl tehlike burdadır. Laik düzenin karşıtı da, aşırı dinci kesim de hep Doğu'dan geliyor. Teraziye konduğunda Doğu'nun Amerika'ya oranla nasıl daha tehlikeli olduğu ortadadır. En büyük düşman derinden gelendir. Amerika'nın Büyük Ortadoğu projesinde en azından amaç açık, karşı konabilir, hep kondu ama Doğu'nun silahı bizim kendi dinimiz ve kültürümüzüm parçası. Karşı çıksan "kendi özüne ters geliyorsun" diyorlar ama onu kullanarak derinden zehirliyorlar...

Bizleri çok ilginç günler ve gelişmeler bekliyor. Daha hiçbirşey görmedik bence. İzledikçe daha beter "dibimiz düşecek" gibi geliyor ve içten birleşemeyen, tek amacı kaos yaratıp kendi çıkarları doğrultusunda kendi milletinin vatandaşlarını sırtından vuran insanımız, gazetecelerimiz, ve aydınlarımız olduğu sürece meydan da kabadayılara kalıyor. "Ananı da al git" diyecek kadar annelere saygısız olabilen biri ki Türk gelenek göreneklerinde anne en kutsal varlıktır, bugün ülkenin kontrolünü tamamen ele geçiriyor. Erdoğan gerçekten çok akıllı ve güçlü bir lider. Tek tek engelleri kaldıracak önünden ki bunların başında YÖK geliyor. Her ne kadar işlevi ve varlığı tartışmalı bir kurum da olsa YÖK, geçtiğimiz yıllarda laik düzenin sivil saflarda ayakta kalmış ve çetince tehlikelere göğüs geren son neferi ve bir sembol olmuştur. Bu kurum belki temelde çok derin bir engel teşkil etmese de, laik düzen karşıtlarının en korkulu rüyası olmuş ve bu safda kazanılacak bir galibiyet dramatik değişimler sağlamasa da stratejik ve psikolojik olarak en önemli amaç haline gelmiştir. İslami kesim için başörtüsü neyse, YÖK laikler için odur. Aslında ikisi de diğer düzeni tehdit etmiyor da olsa, sembolik olarak idealojileri temsil etmektedir. Kurtuluş Savaşı'nda Atatürk kurmaylarını ve ordusunu topladığında emrini çok kesin ve net olarak vermişti: "İlk hedef Akdeniz" ve bugünün gündemine bakıldığında verilen emir, derinlerde yatan gizli hedef oratdadır... "İlk hedef YÖK"...

Düşünülecek Kounlar: Sayısal ekonomi iyi, işadamları AKP'nin ağzına bakıyor, başörtüsü gibi konularda AKP ile aynı kafada olan ANAP ve DYP ki DYP askerle çok ters düşüyor, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde mecliste 367yi sağlar mı? Yoksa AKP'ye çelmeyi takar mı? Güçleri yeter mi? Türkiye erken seçine gitse ne olur, değişen ne olur? Peki asker... Bugüne kadar elleri kolları bağlı oturan asker bir kriz yaratır mı? Bunları göreceğiz...

ugurarcan