7 Mart 2007

Ben, Uğur Arcan… (Turk-Life'a verdiğim yazı)

Uğur Arcan Ben, Uğur Arcan…

Tanışma zamanı... Çoçukluğumu anlatacak değilim tabi bu yüzden korkmanıza gerek yok. Velhasıl bu adam nasıl biridir, neler yazar, ne kadardır yazar ve konularını nasıl seçer gibi düşünceler oluşabileceğinden ve yazılarımla takip edileceğim için edebi yanımdan bahsetmek sanırım daha akılcı olacaktır.

Çocukluğumdan beri en sevdiğim egzersiz sanırım konuşmak oldu. Herkesle konuşur, boyumdan büyük laflar etmeye bayılırdım. Zaman ileriedik ve dilimde yanıklar çoğaldıkça herşeyi herkesle konuşamayacağımın farkında daha iyi vardım. Bu arada ufak çapta aşk denemelerim oldu ve pek de tatlı değildiler doğrusu. Ortaokul zamanlarımda (evet o zamanlar ortaokul vardı ve kendimi sırf bu yüzden bazen yaşlı hissediyorum) edebiyat derslerinde komposizyon yazdığımız derslerden inanılmaz zevk almaya başlamıştım. İlk yazım, sırta takılan ve uçmamızı sağlayan bir minik roketle ilgilydi. Öğretmenden gelen pekiyi ve huzurunda okunan sınıftan yükselen alkışlar da cabasıydı. O yazıdan sonra artık konuşamayıp içime attığım herşeyi yazabileceğimi farkettim, tabi olan olayların yanında süslemeler de kaçınılmazdı. Deneme ve şiirlerin başlaması o döneme denk gelir. Zaman içerisinde aşk denemeleri yerini aşk girdaplarına bırakacak, kendimi iyice adadığım edebiyat ve okunan sayısızca şiir ve kitap beni duygu denilen dipsiz kuyunun en olmaz derinliklerine götürecek, hayal ve ruh dünyamı müthiş bir biçimde genişletecekti. Sanırım çok düşünen, inceleyen ve duygusal biri olarak çoğu zaman yazarak rahatladıysam da her zaman neşeli yazılar yazdığımı söyleyemeceğim. Özellikle aşkı yazarken en iyi bildiğim malzemeleri yani acıyı, tutkuyu ve özlemi katarak yazmak zaman içinde benim tarzım oldu. Aşk yazmadığım günlerde de politika yada güncel konularda da genelde hep duygu-mantık kavgası yazılarımda sık görülen temalardan oldular...

Bugüne kadar ne şiirlerimde ne de denemelerimde beğenilme kaygısı yaşamadım. Bana göre bu tür yazıları beğenmek ya yazılanı anlamaktan yada en önemlisi insanın yazılanda kendinden birşeryler bulmasından geçer. Gelen geri bildirimden anladığım kadarıyla pek çok kişiyle pek çok duyguyu paylaştım bugüne kadar. Bunun yanı sıra bazen de yazılarımı ve bu vesileyle de duygularımı değil paylaşmak, anlatmakta bile zorluk yaşadım. İlerde hedeflerinden biri olan kitap projesinden önce böyle bir proje hem benim olgunlaşmam hem de artık yavaştan yazılarımın hali hazırdaki dar çevrenin de ötesine geçmesi açısından iyi olacağını düşündüm. Elimden geldiğince yazılarımı burada sizlerle paylaşmak ve bu şekilde büyümek istiyorum. Öğrenmek istiyorum daha kaç tane var benden aranızda... Yazın bana, mutlaka yazın... Katılsanızda, katılmasanızda, iki kelime bile olsa yazın... Birlikte paylaşalım hayatı, çünkü bu hayat bütünüyle güzel. Yaşamak, bir şiir tadında yaşamak var hayatı..

Sevin, sevin, asla vazgeçmeyin...

ua | 2:10am | 30-Ocak-2007 | LOP - Minneapolis, MN